Taahhüt kelimesi Arapça kökenlidir. Bir şeyi yapmayı üstüne almak anlamına gelir. Taahhüt etmenin bir diğer karşılığı söz vermektir. Örneğin siz bir şeyi taahhüt etmişseniz onu yapma konusunda kararlılığınızı beyan etmiş, karşı tarafa bir takım güvenceler vermiş olursunuz. Müteahhit kelimesini bina yapan kişi olarak algılasak da, taahhüt kökünden gelen bu kelimedeki o kişi aslında size verdiği sözü yerine getirmiş olan insandır.

Taahhütlü internet aslında bu söz verme kavramından yola çıkarak hayata geçirilmiştir. Siz interneti ya da bir hizmeti belli br süre kullanacağınız konusunda karşınızdaki şirkete bir söz verirsiniz. Onlar da sizin bu sözünüze inanarak size belli bir indirim sağlarlar.

Bu indirimi neden sağlarlar? Çünkü sizin gitmeniz durumunda yeni bir müşteri bulmak ya da sizi yeniden getirmek için para harcamak zorunda kalmazlar. Bu parayı sizin vereceğiniz ücrete yansıtırlar. En azından genel hatlarıyla bu sistem dünyada bunun için kurulmuştur.

Siz bir yıl taahhütlü internet aldığınızda verdiğiniz sözü tutmanız beklenir. Bu arada karşı taraf da aslında size bir söz vermiş sayılır: Aynı kalitede internet, aynı seviyede fiyatlar… Eğer siz taahhüdü bozacak olursanız sözünüzü tutmamış sayılırsınız. O zaman şirket sizden size yaptığı indirimleri geri ister.

Genellikle ülkemizde sistem şöyle çalışmaktadır: Diyelim ki 100 liralık bir internet hizmeti için bir yıllık taahhüde girdiniz. Eğer bir yıl üye kalırsanız ayda 80 TL ödeyeceğiniz söylendi size. Bir sene bu taahhüdünüzü sürdürürseniz 240 TL kara geçmiş olursunuz. Ama diyelim ki 6. ayınızda taahhüdünüzü bozarak ayrılmak istiyorsunuz. O zaman 6 ay boyunca aldığınız faydayı şirkete iade etmeniz gerekiyor. Yani 120 TL’yi şirkete geri verecek o ana kadar sağladığınız kazancınızdan vazgeçeceksiniz.