Servis sağlayıcılar konusunda İngiltere ile aynı düzleme gelmişiz meğer. Ama onların bizden farklı, onlar yapılan yanlışların peşinde koşuyor ve bunu cezalandırıyorlar. Neler mi bunlar? Gelin bakalım:

İngiltere’deki pek çok hane, parasını ödedikleri geniş bant hızının yarısını aldığını söylüyor. Bizdeki bilmem kaç hızına kadar, yani “Up To” kavramı İngiltere’de de mevcut. Ve onlarda da hızın yarısını ancak alıyorlar. Biz bazen çeyreğini bile alamıyoruz o ayrı. Onlarda hız yükseldikçe alabildiğiniz oransal hız düşüyor. Mesela 38 megabit internette 19 megabit hıza ulaşırken 200 megabit internet satın alanlar ancak 50-60 megabit arasını görebiliyorlarmış.

İşte bu noktada onlarla aramızda olan fark devreye giriyor. Bir yönetmelik çıkarıyor İngilizler:

23 Mayıs’tan itibaren; müşteriye söz verilen hızın yüzde 50’si, müşterilerin internete en yoğun girdiği saatlerde dahi tutturulamazsa dayağı yiyecek servis sağlayıcı şirket.

Regülatör kurum bununla ilgili şu açıklamaları yaptı: “Kurallardaki bu değişiklik, beklentileri karşılayamayan gerçekçi olmayan reklamlar ve geniş bant hızları tarafından sürekli olarak devre dışı bırakılan müşteriler için iyi bir haber. Hizmetin hızı ve güvenilirliğinin müşteriler için gerçekten önemli olduğunu biliyoruz. Bu yeni kuralları takip ettiklerine emin olmak için servis sağlayıcıları yakından takip edeceğiz…”

Bir diğer zorlayıcı karar da Türkiye’deki gibi her şeye fiber adını koyan servis sağlayıcılara geldi. İngiltere’de, Reklam Standartları Kurumu fiberin adını koydu: Şirketlerin fiberi bina kapısından içeri girmiyorsa bundan sonra bu şirketler reklamlarında fiber kelimesini kullanamayacaklar.

Bilindiği gibi fiber çeşit çeşit. FTT başlangıç harfleri fiberi tanımlarken son harf onun doğasını anlatıyor. Yani Fiber To The Box… Fiberin sokak dolabına kadar gittiğini anlatıyor. Fiber To The Building fiberin binaya kadar girdiğini gösterirken Fiber To The Home evin içine giren fiberi tanımlıyor.

Fiber evin ne kadar yakınına gelirse o kadar bakır kablo az kullanılıyor ve hız o derece artıyor. 

İşte İngilizler fiber kandırmacasını böyle bir seferde toprağa gömdü.

Bu bakış açısıyla Eğer İngiltere’de olsaydı, Türk Telekom’un çeyrek açıklamalarında verdiği ve BTK raporlarında gözükmeyen fiberin adı değişmek zorunda kalırdı.